Teknolojilerin henüz aşamadığı tek engel

(Nano-diamond self-charging batteries)

Günümüz teknolojilerinin gelişim hızını belirlemeye başlayan esaslı bir problemle ürün imalatçıları, üreticiler ve sektördeki ARGE birimleri baş etmeye çalışıyor.

Çeşitli büyüklükteki batarya ve piller, teknolojinin ulaştığı her alanda kullanılıyor. Çip ve tümleşik komponentlerdeki gelişmeler onları çok akıllı ve performanslı hale getirdi.

Artık birim alana sığdırılabilen silikon yarı iletkenlerin boyutları gözle değil ancak mikroskopla görülebilir hale geldi. Bu durum her geçen gün daha da karmaşık hale gelerek ve gelişerek devam ediyor.

Gelişen teknolojilere fren etkisi yapmaya başlayan temel sorun, Batarya teknolojilerinin boyutları ve performansları olmaya başladı. Yukarıda anlattığımız çip teknolojilerindeki küçülmeyi ve ‘ufalmayı’ engellemeye başladı. Teknolojinin bu alanda çalışan paydaşları bu konuda büyük zaman ve yatırım yapmalarına rağmen lityum iyon batarya teknolojileri sınırlarını maalesef aşamıyor.

Gerçekten bu sorunun giderilmesi ile teknolojinin akıl almaz bir hızla gelişeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Endüstri 4.0 da olduğu gibi yeni sistem ve çözümlerin meydana çıkması, Yapay zeka ürünleri ,ChatGBT ve benzer uygulamalar yaygın hale gelecektir.

Bir an için mevcut batarya teknolojisinin sorunlarının giderildiğini düşünürsek bireysel kullanımdaki cihazlar, sanayi ve uzay teknolojilerindeki sistemlerin boyutlarının küçülmesi ve daha bir çok fayda ortaya çıkacaktır. Bu düşünce bile heyecan vermeye yetecek güçte.

Evet başlık biraz iddialı . Ancak, bu  gelişme yine ABD’den, California company’den,  (Nuclear Diamond Battery ) Bu gelişme  çok yeni ve  henüz ticari değil. Biz daha çok bu ürünün ve teknolojinin geleceği ve etkileyeceği sektörlerden bahsedeceğiz.

Birçok araştırmacı ve teknik insan, belki aklından geçirmiştir. Acaba bir nükleer santral bir aracın bagajına sığacak ölçülere kadar küçültülebilir mi? Böyle bir teknik olduğunda her şeyin ne kadar kolaylaşacağını şarj, deşarj olmaksızın yıllarca mobil yada sabit ve  enerjiye gereksinim duyan her türlü sisteme  uygulanabilirliği hayal edilirdi.

 New Atlas dergisinde yayınlanan yazıda anlatılan konu  tam da bununla ilgili,  biraz daha dikkat ettiğimizde  bunun devrim  bir buluş olduğunu anlamak zor değil. https://newatlas.com/energy/nano-diamond-self-charging-batteries-ndb/  yazıdan anladığımız

Bildiğimiz DIP ve SOP kılıfının için sığdırılmış entegre bir yapıda yer almış, boyutları bu kadar küçük ve kesintisiz enerji sağlayan bir pil. ( Nuclear Diamond Battery )

Tanıtılan bu pil kabının içinde neler var? Anlatıldığına göre; kullanma ömürleri azalmış büyük reaktörlerdeki yakıt çubuklarından elde edilen radyoaktif izotopların bir kristal yapıya dönüştürülmesi ve çıktısının da yüksek kapasiteli bir kondansatörde toplanmasından ibaret olduğu anlatılıyor.

Unutmadan, bu kap içindeki ürünün enerji çıkışının 100 mikro watt olduğu belirtiliyor. Bu güç elbette çok anlamalı değil, anlamlı olan radyo aktif bir kaynaktan sürekli ve yüzlerce yıl boyunca enerji temin etmek.
 

Belki, yakında, çıkış gücü istenilen seviyelere çıkarılabilecek ya da ayni kap içinde 100 mikro watt, belki 1 W ya da daha yüksek güç verimliliğine ulaşacak.

Bu sağlandığında sanıyoruz her alanda yepyeni bir çağ başlıyor diyebiliriz. Buna teknolojideki devrim adını vermeliyiz. Hatta meydana gelecek değişimleri hayal etmek bile zorlaşacak, şimdiden her kesin üzerinde durduğu hayret ettiği çoğu teknolojilerin bile değerini yitireceğini düşünebiliriz..

Enerji ile çalışan her sistemin, aracın, makinanın ve akla gelebilecek türlü cihaza dışarıdan enerji vermeden çalışmasını sağlamak, olağanüstü yeni gelişmelere yol açacağını şimdiden söyleyebiliriz.

Eğer bu ürün umulan şekilde üretilirse, uygulaması olmayan bir alan kalmayacaktır.

Şarjı bitmeyen telefonlar, şarj’a gerek duymayan otomobiller, uçaklar, kalp pilleri gibi batarya desteği ile çalışan daha birçok üründe bu piller kullanılabilecek.

Bildiğimiz ve her alanda kullandığımız lityum iyon pillerinin verimi , ağırlığı , şarj sürelerinin ve fiziksel boyutlarının dezavantajları bir anda  ortadan kalkacaktır.

Bunun sonucunda kullanılan cihazların fiziksel boyutları azalacak birim alana daha çok tümleşik devre sığdırılabilecektir. Bunun sonucu endüstri 4.0 ve yapay zeka uygulamaları hız kazanacaktır.

Günümüzde enerji depolamadaki imkansızlıklar ve ekonomik olmayan çözümler belki de bu şekilde aşılmış ve yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji sürekliliğinin artması RES ve GES’lerin çoğalmasıyla daha da artacaktır. Bu sistem de dahil olmak kaydıyla tüm yenilenebilir enerji kaynakların rasyonel kullanımlarının artmasıyla, belki de fosil yakıt ve türevlerinin kullanımına son verecektir.

Bu ürünün radyoaktif izotopları ve kabın içindeki diğer radyoaktif maddelerin tehlikeleri var mı? Araştırmacılar, bu kabın sağlamlığı ve sızdırmazlığı konusunda garanti verdiklerini söylüyorlar.

Kullanım güvenliği insan sağlığı gibi konular tam olarak güvence altına alındığında sanıyoruz yaşamak daha kolay ve konforlu hale gelecektir.

Diğer yandan unutmamalıyız ki, bu gerçekleştiğinde en önemli faydalarından biri de günümüzde yoğun şekilde kullanılan karbon yatakları ve ürünlerinin insanlık tarafından her geçen gün hoyratça tüketilmesi sonucunda atmosfere, canlı varlıklara, çevreye ve daha henüz etkilerini tam olarak bilemediğimiz emisyonların olumsuz ve tehlikeli toksik etkileri de bu enerji kaynağının kullanılmaya başlamasıyla sona erecektir.

Anlatılan ve etkili olacağı vurgulanan, bu enerji kaynağı ile birlikte diğer yenilenebilir rasyonel kaynakların üretilmesi ve kullanılması halinde, Enerji nedeniyle ortaya çıkan sosyal, siyasi ve politik çekişmeler, evrensel hukuk ilkeleri ,insan hakları ihlalleri ile birlikte çıkması muhtemel savaşları da sona erdirecektir.

Enerji’yi ekonomik ve çevreye zarar vermeden üretmek, depolayabilmek, özellikle pil teknolojilerini verimli, yüksek kapasiteli ve minimum boyutlara indirebilmek sanıyoruz dünyaya özlenen barışı ve huzuru getirecektir..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir